Hepimiz Ölüyüz

Kesif bir egzoz kokusu var ciğerlerimde
şehrin fazla göbeğindeğim sanırım
elimde şimdilik dumanı tütmeyen bir sigara
şaşkınlıkla sağa sola bakınmaktayım
yolu yordamı belli olmayan,
yatacak yersiz!
üç beş dilenci çocuk geçiyor önümden.
üzerlerinde bilmem kaç eksi derece,
eski bir kazak.
ve aralarındaki argolarla örülü,
kendilerine has bir muhabbet.
kim bilir nelere bulaştılar çocukluklarında
nelere şait oldular şu şehrin bağnaz sokaklarında
üşüyorum baktıkca, bakmıyorum.

pek bir yalnız geldi caddeler
benim anlamsız huzurumda,
koskoca bir devi andırdı zihnimde,
içini karıncalar istila etmiş,
ölmeye mahkum kendi kusmuğu içinde,
çırpınan bir dev.
olmuyor kusmuğu düşünmek iyi gelmiyor
iğreniyorum baktıkça, bakmıyorum

akşam vakti mi geldi?
hava gereğinden fazla karanlık,
bir kaç esnaf kapatmış dükkanı
darabalardan gelen bağrışmalar,
bilinmez kaç yüzyıldır bakımsızlıktan.
kaçan insanlara bakıyorum, geceden
soğuktan, yalnızlıktan.
esnafla doğru orantılı şekilde
azalıyorlar gecenin içinde
korkaklara bakıyorum,
sinirleniyorum baktıkça, bakmıyorum.

nasılsa ölüyüz hepimiz
henüz vaktini bilmediğim bir zaman diliminde,
bu koşuşturmaca neden ?
ölüme mi hazırlanıyoruz arsızca?
önümden bir otobüs geçiyor ,
üzerime sıcak egzozunu üfleyerek,
camda kendimi görüyorum,
saçım başım dağınık dudağımda yanmayan sigaram,
içim burkuluyor baktıkça, bakmıyorum
ki nasılsa yaşamıyorum…

Nuri Deniz Doğançay

zaman


Yorumlar (1)
Sende Bir Cevap Yazsan Ne Olurdu Ha Ne Olurdu

Isim (Zorunlu)

Website